Yuklenirken kucuk bir hata olustu ! Lutfen sayfayi yenileyiniz ( press F5 )
 

Yorum

Felsefenin Diğer Alanlarla İlişkisi

1. Felsefenin Bilim, Din ve Sanatla İlişkisi

a. Bilim ve Felsefe :
Felsefe ve bilim var olduklarından bu yana hep içiçe yaşamışlardır. Felsefe, bilimsel araştırmalar doğrultusunda zenginleşerek yeni sorunlarla uğraşmıştır. Bilim ise felsefi gö-rüşlerle bir amaç ve yön kazanmıştır. Ayrıca, felsefenin eleştirisiyle ve sınıflandırmasıyla disiplinler arası bağ kurar. Bununla beraber, ikisi arasındaki farklılıkları ve benzerlikleri de bilmek gerekir.

* Her ikisi de;
- anlama ve bilme merakından doğmuşlardır,
- mantığa ve akla dayanırlar, sistemli ve düzenlidirler,
- doğru olma iddiasındadırlar,
- eleÅŸtirel bir tutum ortaya koyarlar,
- evrenseldirler.

* Farklılıklar;
- Bilim test edilebilir, gözlenebilir tek tek olgu ve olayları ele alır, felsefe ise genel olgularla uğraşır.
- Bilimde ölçme olduğu için bir teknoloji kurulabilir, ancak felsefenin teknolojisi yok-tur.
- Bilimin sonuçları belli bir kesinlik ifade edebilir, felsefenin ise kesinliği yoktur.
- Bilimde genellikle objektiflik (nesnellik) söz konusudur, felsefede ise subjektiflik (öznellik).
- Bilim sebep-sonuç iliÅŸkisiyle uÄŸraşır ve “nasıl ?” sorusunu sorar, felsefe ise konusu olan ÅŸeylerin ne olduklarını (mahiyetlerini) ve anlamlarını inceler.
- Bilim dış olaylara yönelirken, felsefe olaylarda içe (zihne) yönelir.
- Bilimler parçacı bir yaklaşıma sahiptir (özelleştiricidir), felsefe ise bütünleştirici-dir.
- Bilimsel bilgi genel-geçer bir bilgidir, felsefi bilgi ise genel-geçer değildir.

b. Din ve Felsefe :
İlk felsefi düşünceler din kökenlidir. Belki de bu sebepledir ki konuları itibariyle pek çok benzerlikler gösterirler. Felsefe tarihi boyunca adı geçen filozofların büyük bir kısmı da ilahiyatçıdır. Ancak felsefe, konularını akla dayalı temellendirmeğe çalışırken dinin te-mellendirmesi inanca dayanır. Bunun yanında, felsefe insan davranışlarına doğrudan kurallar koymazken dinin böyle bir işlevi vardır.

c. Sanat ve Felsefe :
Hem sanat hem de felsefe insana özgü ÅŸekliyle hayatı ve varlığı ele alır. Ancak felse-fe, burada hakikate ulaÅŸmak isterken, sanatın ulaÅŸmak istediÄŸi amaç “güzel”dir. Ayrıca, sa-natçı bir kerede meydana getirdiÄŸi nesnelerle uÄŸraşır, felsefe ise kavramlarla ve mantık il-keleriyle. Tarih boyunca felsefi düşünüşler empresyonizm,ekspresyonizm, sürrealizm gibi sanat akımlarının oluÅŸmasına yol açmışlardır. DiÄŸer taraftan felsefe de bir konu olarak sa-natı ele alarak incelemiÅŸ ve genel olarak “güzel” kavramı üzerinde tartışmıştır.

2. Felsefenin GereÄŸi

a. Geçmişten Geleceğe Felsefenin İşlevi :

İnsanoÄŸlu, düşünen tek varlıktır. Bu itibarla, felsefenin tarihi bugün çok daha eskile-re uzanır. Felsefeyi, felsefe tarihçilerinin Eski Yunan’dan baÅŸlatmalarının sebebi ilk siste-matik felsefi düşüncenin bu dönemde ortaya çıkmış olmasıdır. İlk sistematik felsefenin baÅŸ-langıcından bu yana felsefenin konuları varlık, evren, insan, bilgi gibi temel sorunlar olmuÅŸ-tur. Ancak felsefe, bilim gibi sadece herhangi bir olayla ilgili bilgi üretmekle kalmamıştır. Denilebilir ki felsefe, bilgi üzerine bir bilgidir. Yani, sadece bilgi ortaya koymakla kalmayıp, ‘bilgi’nin kendisini de kritiÄŸe tabi tutmuÅŸtur. Bu ÅŸekliyle de felsefe, bir tür eleÅŸtiri (tenkit, kritik) tarzıdır da. Ancak bu eleÅŸtiri, gündelik ÅŸekliyle tek tek durumlara yapılan bir eleÅŸtiri deÄŸil, olgular ve kavramlar üzerinedir.

Peki, bu konular aynı mı kalmıştır ? Diğer bir ifadeyle felsefe gelişmemiş midir ? Hep, bir laf kalabalığı mı yapılmıştır ? Tarih boyunca insanın akli etkinlikleri çok çeşitli şe-killerde ortaya çıkmıştır. Aynı konu hakkında her birimiz (çok sıradan dahi olsalar) aynı fik-re sahip değilizdir. Felsefi yaklaşımların bu kadar fazla olmasının temel sebebi de buradan kaynaklanır. Ayrıca, insan etkinlikleri ve ürünleri açısından bakıldığında, bilgi hiç bir konuda yerinde durmamış, hep artmıştır. Böylece de felsefenin uğraştığı kavramlar genişlemiş, yeni durumlarla ilgili tartışmalar ortaya çıkmıştır. Bu durumu dinlerle de karşılaştırabiliriz. En eski dinlerle bugünküler arasında konu itibariyle pek fark olmamasının sebebi de bazı temel tartışmaların ve olguların hala gündemde olmasıdır.

Felsefe, bu ÅŸekilde düşünüldüğünde bitmemiÅŸ ve sonu gelmez bir insan etkinliÄŸi ola-rak, deÄŸiÅŸik ÅŸekillerde ve görüşlerde var olacaktır. Bütün dinler gibi felsefe de Sokrates’ten Yunus Emre’ye dek uzanan ve çağımıza ulaÅŸan “kendini bil” geleneÄŸini sürdü-recektir.

b. Metafizik ve Felsefe :

İnsan zihni sadece rasyonel (akılcı) olgu ve kavramlarla uÄŸraÅŸmaz. Aklı aÅŸtığı düşünü-len, cevabının akılla bulunması mümkün görünmeyen konular da insan için sorun oluÅŸturur. Böyle sorunlarla uÄŸraÅŸan bir insan etkinliÄŸi olarak metafizik, felsefenin her zaman içinde yer almıştır. Kelime olarak “fizik (doÄŸa) ötesi” anlamına gelir. Bu anlamıyla metafizik varlık, ruh gibi bazı özlerle (cevher, substans) uÄŸraşır. Bilimle veya akılla açıklanamayan olay ve ol-gular var oldukça metafiziÄŸe ihtiyaç duyulacak ve metafizik var olacaktır. Ancak unutulma-malıdır ki, günlük hayat içerisinde anılan ruh çağırma, astroloji gibi etkinlikler birer metafi-zik etkinlik deÄŸildirler. Metafizik “varlık nedir ?”, “ruh ölümsüz müdür ?”, “evrenin bir amacı var mıdır ?” gibi genel olgular üzerinde duran bir bilgi dalıdır. MetafiziÄŸi belli baÅŸlı üç ÅŸekil-de anmak mümkündür:

1. Alanlarla ilgili metafizikler : Kant’a göre a) Rasyonel kozmoloji (evrenbilim), evre-nin varlığı ve varlık amacıyla, b) Rasyonel teoloji (ilahiyat), tanrının varlığıyla, c) rasyonel psikoloji ruhun varlığı ve ölmezliÄŸiyle uÄŸraşır ve bunları ispata çalışır. Bu üç alanda insan çe-liÅŸkiye (antinomi) düşer. Çünkü bunlar hakkında ortaya konan fikirlerde lehte ve aleyhte ko-nuÅŸmak her zaman mümkündür, her zaman aksi bir görüş ortaya atılabilir.

2. Sistem felsefelerine ait metafizikler : Bunlar da rasyonalist (akılcı), konstrüktif (inÅŸacı) ve spekülatif (kurgucu) olarak ayrılabilir. Descartes’in düalist (ikici) metafiziÄŸi, Hegel’in mutlak Geist (ruh) metafiziÄŸi, Marx’ın tarihsel materyalizmi (maddecilik) savunan metafiziÄŸi buna örnektir.

3. Problem metafiziÄŸi : Yine Kant’a göre her alanda (bilim, sanat, ahlak gibi) bir çok problemle (çözülmekte güçlük çekilen veya çözülemeyen soruyla) karşılaşılır. Bu problemler de, tarih metafiziÄŸi, doÄŸa metafiziÄŸi biyoloji metafiziÄŸi gibi alanların doÄŸmasına yol açar.


hr
reklam