Yuklenirken kucuk bir hata olustu ! Lutfen sayfayi yenileyiniz ( press F5 )

Yorum

Kopuz Nedir, Kopuz’un Özellikleri Nelerdir

Çin kaynağı ile bir <> kopuzun başlıca iki tipini istintaç ettirmişlerdir :
1) P’i-p’a ile bir tutulması gereken tip ki: bunda gövde ile sap tarafı yekparedir; dıştan görünüşü ÅŸimdiki armudi fasıl kemançemizin pek irisi biçimindedir. Sol elin kavradığı sapın yüzünde perde destecikleri dizilidir. Ud’unen eski resimleri de bu tertipte olduÄŸunu az üstteki madalyonlarda gördük. Gövde yüzü deri kaplıydı.

2) Tanbur tipli, yani yekpare ağaçtan olmayan kopuz çeşitidir.

 Yarım armudi çanağına, at kılı tellerinin mümkün uzunluÄŸuna uygun boydaki alete ayrı bir sap takılıdır. MoÄŸolların elinde asrımıza kadar yaÅŸadığı belirtilen bu çeÅŸitin çanak aÄŸzında alt taraftan yılan derisi gerilidir. Sopa bitiÅŸik tahtadan gövde yüzü ortasında delik vardır. Saz dört telli olmakla beraber, sapta perde destecikleri yoktur. AhmetoÄŸlu Şükrullah’ın Anadolu’da <> adıyla tarif ve resmini naklettiÄŸi ve Yunus Emre’nin kopuz ile bir saydığını göreceÄŸimiz mızraplı saz açıkça iÅŸte bu ikinci tipin bizdeki devamıydı.

Kısaca, 1 numaralı tipten ud, laÄŸuta ve emsali türemesine karşılık, 2 numaralısında tanbur küçüklerinin atasını görmek hiç de yan1ış olmayacaktır. OrtaçaÄŸ için menÅŸeler hep kopuz çeÅŸitleridir. Kopuz, eski tanbura tipiyle, Altay Türklerinde ve Kafkasya’da hala yaÅŸamaktadır ; göreceÄŸiz.

3) Bu merhale Iklığ ( =oklu) kopuzdur, konumuzun dışındandır.

KaÅŸgarlı Mahmut, Kopuz, ikeme, Buçi adlarıyla çağının üç çeÅŸitinden söz açarak, karşılama tefrik gözetmeksizin Arapça ud, mezher ve barbat muadillerini koymuÅŸtur. Ne yazık ki farklarını iyice anlatmamıştır. (Orta Asya ‘ da saplı mızrap sazlarından elveriÅŸli olanların sırasında yay sürtmesiyle de çalındığını, Asya folklorunda sırf yaylı Kopuzların hala ayrıca yaÅŸadığını geçen kitapta yazmıştık). Üst üç çeÅŸitten hiç deÄŸilse birinin yaylı olmuÅŸluÄŸu tahminini tekrar edeceÄŸiz : kanaatımca <> ile <> aynı ÅŸeydi. Buçi kopuz dediÄŸi bence yekpare iri gövdeli ve gür sesli olanıdır. Sadece Kopuz adlısının tarifi ÅŸudur :

<> ; iÅŸte bunun geçme uzunca saplı, yani tanbura tipli olması gerekiyor. Divandaki Kopuz adını <> okuyanlar bence yanılmışlardır. Kubuz gibi söyleyiÅŸ bozuklukları Anadolu’ da türemiÅŸ olabilir.

Kobuz- Karaim Türkçesinde : bir çeşit <<ıklığ>> kemençesi.
Kobuz- Kırgız ve Kara Kırgızlarda : Kırgız kemençesi (Iklığ tipi)
Kobuz- Tarançi: demirden ağız tanburası, Maultrommel [Rd. II. 662 ].
Komıs- [Altay, Teleut, Şor, Saray, Koybal, Kaç, Küer ve Baraba Türklerinde] umumiyetle çalgı.
Kobus- [Uygur ] Musiki aleti. Uygur-Çin lugatinde sayfa 61 a <> şeklinde kaydedilmiştir.
Kovuz- [Kazakça ] Divayev s. 4.
Kavuz- [Ôzbekçe] Fitrat, s. 43.
Kopuz- [ Çağatay ] Saz, keman (Şehy Süleyman, S. 231 ).
Koboz- İki telli, tırnakla veya at kılından yapılmış yayla çalınan alet [Vambery, Das Türkenvolk, Leipzig 1885, S. 192 ].
Kubuz- Mininski bizden bu imla ile duydu ve yazdı.
Yurttan dil derlemeleri sırasında Kopuz, Kubuz, Kovoz (Kovuz), Kopur , Koz, Kuvuz (Kovuz ) , KoÄŸus, KoÄŸuz gibi <> ile yalnız dıştan andırışan ve saz, çalgı ile hiç bir iliÅŸiÄŸi belirtilmeyen bazı kelimelerin devÅŸirildiÄŸi doÄŸrudur; bunların anlamları teÅŸbih ve mecaz ihtimaliyle bile kopuz sazından uzak düşmektedir. Uygurca’daki mesela biz
<> kelimesi mücevvef, nale, koğuk, kovuk anlamlarıyla kopuzu düşündürdüğü halde, bizdeki sonuncular çok uzak düşüyorlar. Kalanını etimolog düşünür.

Musıkici anlamıyla bir Komığçı nispeti Radloff’ta göze çarpıyor (Rd. ; Altay, Teleut) Fazla yaygın olmamasına raÄŸmen Kopuzcu’dan bozulmalığında hiç şüphe yoktur. O kadar şüphe yoktur ki: Radloff’un Kırım Türkçesinden aldığı ve mu****** anlamlı bir Kulanşı nispetinin de <> ile dıştan alakasızlığı aynı derecede muhakkaktır.

Çin telaffuzu içinde kılık deÄŸiÅŸtirmiÅŸ görünen Kongkau (Kungçkayu veya Kong-hesu) kelimesinin bu dış üçüzlüğüne raÄŸmen anlamca bir çeÅŸit saz ve kopuz, daha doÄŸrusu Kopuz çeÅŸiti demek olduÄŸunu maddesinde (baÅŸ taraflarda) görmüştük (Pelliot: Kum-Kou; Çinli Vang-yen-tö’nün yazılı müşahedesinden ve Çincedir).

<> veya <> denildiği hiç bir eski metinde görülmemiştir. Kopuz çalgısı denilmesi de aynı şekilde bir fazlalık olurdu. Kopuzun çalgılığı kendi adında meknuzdur.

Kopuz- Kitabımız zaten bu konuya dair bulunduğu için, şu madde ye metinde tasarruf fırsatını bulamadığımız üç beş özelliği almakla yetiniyoruz.

Prensip itibariyle Kopuz adı belli başlı alfabelerce batıya doğru emniyetle yazıya alınabilmiştir. Türkçe dışı dillerde de hemen aynen yazılıp söylenebilmişliği kelimenin çetrefil bir bünye taşımamışlığı ve nadir fonemlerden sesce uzak kalmışlığı sayesindedir. Türk diyeleklerinde bilakis söyleniş çetrefilliğine uğraması, harekesiz Arab harflerinin serbest imlalara yol açtırması, sonra da bunların yanlış okunması yüzünden vukua geldi denilebilir. Yalnız Kopuz, Kupuz, Kubuz üçüzlüğü halk dilinin eseri oldu. Bu adın muhtelif yetkili lügatlerdeki imla ve ülkeleri şu suretle özetlenebilmiştir:

Kobuz- [Kara Kırgız, Kırgız, Tarançı, Şark Türk, Karaim ve Kırım Türklerinde].
ÅžARK TÜRK.- Musiki aleti (Rd. lug. IJ .662) ; armut biçimli bir çeÅŸit tanbura ki tek tellidir [M. Pavet de Courteille, Paris 1 870, s. 422 ]. İmlası yine Kobuz’dur.

Yurtta Kopuzdan Son İz Ve Hatıralar

Büsbütün tarihe karışmış sanılan öylesine eski bazı musıki unsurlarımız var ki, yurdun tek tük köşelerinde, mesela kenar bir ilin kabına çekilmiÅŸ iki üç köyünde bunlardan her hangi bir hayat iziyle tesadüfen karşılaşırsak ÅŸaşıralım mı, sevinelim mi bilemiyoruz. Kopuz ve Ozan’la karşılaÅŸmalar ayni cümleden oluyor. On yıl önce Türk Folklor AraÅŸtırmaları dergisinin ikinci sayısında (eylül 1949) çıkan kısa bir yazım ile ÅŸu makaleyi karşılaÅŸtıracak olan bulunursa konuya on yılda fazla bir buluÅŸ katamadığımı görür; fakat, aranmakta devam edilirse yeni bilgiler bulunabileceÄŸini de inkar edemez. Çünkü, bir iki madde edine bilerek ÅŸimdi ara1ara kattık, bahsi güvençle beslettik.

Kopuz adının evvelce yalnız beÅŸ on köy isminde damgalı kaldığını sanmıştık. O yerlerde bu sazla ilgili araÅŸtırmalar yapılması gerektiÄŸini düşünmüştük. Mesela Zığanalardan sonraki Erzurum yolunda Bayburt ‘tan üç saatlik uzaklıkta o kazaya baÄŸlı Kopuz Köyü bulunduÄŸunu 1928 folklor gezimizde öğrendik; fakat, halkının kopuz çalmadığını uzaktan soruÅŸturup anladık! Her halde <> çalıyorlardı ve iÅŸte bunun eski adı kopuz olacağı açıktı. (KarşılaÅŸtır : Abdülkadir [İnan], Birinci İlmi Seyahate dair Rapor , H.B. D., İstanbul 1930) ; Gümüşhane’nin Torul kazasında Kopus Köyü; Urfa’nın Suruç kazasında Kopuz Köyü; Diyarbakır’ın Silvan kazasında Kopusu Köyü,. Bayazıt’ın EleÅŸkirt kazasında Kopuz süfla ve Kopuz Ülya adli iki ayrı köy; ve daha bilmediklerimiz…

Tokat’ın ReÅŸadiye kazasından bir köyde bir baÄŸlama çeÅŸitinin ora yerlisince adı Kopuz olduÄŸu, irice gövdesine nispetle sapının kısalığı merkezde duyulmuÅŸtu. Tahkikine imkan bulamamışlar. Tarif düşündürücü kaldığı için ihtiyarlarından mesele soruÅŸturulmaya yine de deÄŸer. Son hatıralar toplanmalıdır .

Türk Dil Kurumu açıldıktan sonra anketle derlenen kelime fişlerinin incelenmesi, çalgı adları olarak kopuzla ilgili notların doğumuzdaki toponomik izlere inhisar etmediğini meydana çıkardı (1938): Kopuz, Kupuz, Gubuz gibi andırışlı bazı kelimeleri tarife çalışan bir takım fişler <<çalgılarla hiç bir ilişiği bulunmayan, belki mecaz yoluyla yaşamakta olan>> anlamları belirtmiş görünmektedirler. Nitekim Konya ve havalisinde çok gürültülü ve ukalaca konuşan, övünmek üzere durmadan ötenlere <> derler, deniliyor.

Derlenen maddelerden bazıları da açıkça çalgı adlarıydı :

Kılkobuz,- Kemençe. (Karaçay <>). Bu aletin mahiyetini yerinden çok sonra tahkik edebildik, Geçen Iklığ kitabımızın sözlüğünde maddesine bakınız.
Kobuz.- Köylüce: el mızıkası (?), (Karaçay <>, 1933 derlemelerinden).
Kopuz,- Evvelce Türklerin kullandığı bir saz ki kelimenin bu anlamını bir kısım halk bilir, (O tarihte 65 yaşında olan, çiftçi, okur yazar ve yerli bir erkekten derlenmiş, 1933 ; Ordu-Ulubey), Saz, çalgı: bir kısım halkça (Alucra, Giresun), Saz anlamına (Bolu), Herkesçe: bir nevi saz (Şebinkarahisar <>). Demek ki Karadenizlilerce de kullanılırdı, nitekim oralarda Iklığ ad1ı köyler de vardır,
Kubuz.- Bir çeşit saz çalgısı (Konya; Isparta). Az yukarıdaki mecaz manaya da bakınız; kelime aynıdır.